Sanat
eğitimi okul öncesi, okul dönemi ve okul sonrasını da kapsayan aşamalı bir
süreçtir. Bu sürecin ilk basamağından başlayarak çocuklarımızın sanatsal
yaratıcı etkinlikler içinde olması önemlidir. Sanat eğitiminde öğrencilerimizle
etkinliğe başlamadan önce verilecek konuyla ilgili beyin fırtınası
yapılmalıdır. Ardından hayal etmeleri, düşünmeleri, sorgulamaları, konuyu
zihinlerinde resmetmeleri, konu hakkında düşüncelerini sınıfta sözel olarak
paylaşmaları, dramatize etmeleri, gerekirse hayalindeki çalışmayı yazıya
dökmeleri istenmelidir. Etkinliğe başlamadan önce öğrencilere konuyu
vermek yada hazır çizilmiş nesnelerinin içini boyamalarını istemek sadece
ders saati içinde boşa zaman geçirmektir. Bu süreç öğrencilerin üretkenliğini,
kendilerini tanımalarını, yetilerinin farkına varmalarını, duyan, düşünen,
sorgulayan bireyler olmalarını engelleyecektir. Öğrencilerimizin görmeyi ve
bakmayı ayırt etmesi, duymayı, dokunmayı, eleştirmeyi, farklı düşünmeyi
öğrenmeleri için sanat eğitimine; göstermek, dokundurmak, eleştirisel olmak,
farklı düşündürmek için konuya hakim yada sanat eğitimi konusunda doğru
yönlendirilmiş eğitimcilere gereksinim vardır.
İçinde bulunduğumuz popüler kültür çağı,
sanat eğitiminin gerekliliğini daha da çok hissettirmektedir. Ülkemizde sanatçı
diye topluma dayatılan popüler kişilerin, televizyonlarda yayınlanan sanat ve
kültürden uzak programların, bozuk Türkçe ve argo dolu sözlerle televizyon ve
radyolarda yapılan program ve izlenen filmlerin olduğu ortamdan gelecek nesilleri
uzak tutabilmek için gerçek bir sanat eğitimine ihtiyaç vardır. Bu
popüler kültür olgusunu tersine çevirmenin yollarından en önemlisi okul
öncesinden başlayarak öğrencilerimize doğru sanat eğitimi vermektir. Sanatçı,
sanat eseri ve kendisi arasında bağ kurmayı öğrenen, evrensel boyutta
sanatı ve sanatçı ayırt edebilen, estetik kaygısı gelişen öğrenciler bu
popüler kültürün ürünlerinden uzak duracaktır. Doğru sanat eğitimi alan,
sanatla iç içe olan öğrencilerin popüler kültüre karşı duruşları da farklıdır.
Okul öncesi eğitimden itibaren sanat eğitimi alan öğrenciler sadece kendi
doğruları kendi zevkleri üzerine kurulu bireyler yerine, çevresine ve
etrafındaki kişilerin de doğrularına, onların zevklerine, sanatına saygı
gösteren, kültürel açıdan birikimleri olan insanlar olarak yetişmektedirler.
Doğru sanat eğitimini alan öğrencilerimiz bugünü anlayan geleceğe umutla
bakabilen, günümüz sanatı hakkında yorum yapabilen, çevresine duyarlı kişiler
olarak yetişecektir. Sanatta neyin, nasıl, hangi biçimde öğrencilere
öğretileceği önem arz etmektedir. Özellikle anasınıfı 1. ve 2. sınıf
öğrencileri çizme ve yerleştirme aşamasında doğaya birebir bağlı kalmaya,
nesneleri doğadaki renkler ve gerçek biçimiyle boyamaya zorlanmamalıdır. Bu
zorlama çocuğun imgeleme gücünü körelteceği gibi onda güvensizlik de yaratacaktır.
Bu yaşlarda çocukların somut düşündüğünü ama gerçekçi olmadığını unutmamalıyız. Öğrencilere verilecek hazır materyaller, hangi çalışmada hangi tarz
boyaları kullanacağın dikte edilmesi yada öğrencinin istemi dışında konuların
verilmesi, sınıfın tamamından aynı araç gereçleri kullanarak aynı tarz
çalışma yapmalarını istemek zamanla öğrencilerin bu dersten soğumalarına neden
olacaktır. Günümüzün çağdaş sanat eğitiminde öğrenciyi yaratıcı
düşünceye, analiz yapmaya, bir kavram elde etmeye, buluş yapmaya ve bulduğunu
değerlendirmeye götürmek esas amaçtır. Bu nedenle sanat tarihi, estetik,
eleştiri ve uygulama alanlarının birleştirilerek bir sanat disiplini oluşturmak
gereklidir. Çocuğu gelişim evreleri içinde tanımak; kendi doğal evresi içinde
dünyayı nasıl algıladığını bilmek ve ona göre bir yol izlemek sanat eğitiminin
temelidir.
Sanat eğitimi düşünmeyi öğretmenin ilk adımıdır. Bu nedenle sanat
eğitiminin okul öncesinden başlaması çok önemlidir. Çocuk büyüdükçe yaşına göre
seçilecek konular onun kişiliğinin gelişmesinde de etkili olacaktır.
ilköğretimde 1. sınıftan 8. sınıfa kadar geçen dönemde aynı konuların
verilmesi öğrenci gözünde bu dersi önemsiz kılacaktır. Bu öğrencilerin
ilköğretim sürecinde verilen aynı konuyu her yıl aynı tarzda yapması
öğrencilerin sanat eğitimi konusunda doğru yönlendirilmediğinin bir
göstergesidir. okul öncesi eğitimden başlayarak öğrencilerin 9 yıllık sanat
eğitimi sürecinde; algılama, bilgilenme, düşünme, tasarlama, yorumlama, ifade
etme ve eleştirme davranışlarının gelişmesi beklenir. Bu beklentinin
karşılanabilmesi için ilköğretimde 1.2.3. sınıflarda ve okul öncesi
eğitimde doğru materyaller kullanılması, renk bilgisinin doğru verilmesi,
çalışmalarda sınırlandırma yapılmaması, hazır çizimlerin verilmemesi önemlidir.
Sanat eğitiminde okul öncesi, ilkokul 1. 2. ve 3. sınıflarda verilen bilgiler
öğrencinin gelecek yıllardaki eğitim anlayışını inşa edecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder